İsveç vatandaşı Hamza Yalçın ve Almanya vatandaşı yazar Doğan Akhanlı İspanya’da güvenlik güçlerince  İnterpol tarafından kırmızı bültenle arandıkları gerekçesiyle tutuklanmışlardır.

Politik faaliyetlerinden dolayı Türkiye’den çıkmak zorunda kalan Türkiyeli devrimci-demokrat şahsiyetler mülteci ve ya vatandaş olarak bulundukları ülkelerde de Türkiye’nin baskısından kurtulamamaktadırlar.

Avrupa’nın herhangi bir ülkesine seyahatleri esnasında haklarında çıkarılan Kırmızı Bülten gerekçe gösterilerek gözaltına alınmakta, tutuklanmakta ve Türkiye’ye iade tehlikesiyle karşı karşıya kalmaktadırlar. İnterpol kaynaklı gözaltı ve tutuklamalar, Türkiye’de yaşanılan baskı ve yönelimlerin bir parçası ve devamı olarak gerçekleştirilmektedir.

Türkiye’nin baskıcı ve faşizan karakteri en liberal Avrupa ülkesi tarafından da artık kabul edilmektedir. Pek çok Avrupa’lı yurttaşın Türkiye’de rehine olarak tutulduğunu bizzat ilgili ülkelerin yetkileri ifade etmektedir. Bu realiteye rağmen İnterpol, ‘tek adam diktatörlüğü’nün hakim olduğu Türkiye’nin tutuklama taleplerini nasıl kabul edebilir? Hukukun olmadığı, işkencenin günlük yaşamın bir parçası olarak yaşandığı, yaşam hakkının tehdit altında  olduğu, tek tek bireylerin ve ülkenin kaderine bir kişinin karar verebildiği bu ülkeye politik şahsiyetleri iade etmek için tutuklamak aynı zamanda bu rejiminin suçlarına ortak olmak anlamına gelmektedir.

Türkiye, uzun zamandır İnterpol mekanizmasını kendi iç polis sistemi gibi, muhaliflere yönelik bir baskı ve saldırı amacıyla kullanmaktadır. Mültecilik hakkını alarak uluslararası korumaya hak kazanan bu muhalifler, iltica aldıkları konuyla ilgili Türkiye’ye iade edilmek istenilmektedir. Bu iltica hakkını tamamen ortadan kaldıran, yok sayan bir tutumdur. Avrupa ülkeleri, uluslararası hukuk ile çelişkili, BM sözleşmelerine aykırı bir  yaklaşım sergilemektedirler.

İnterpol, Türkiye’nin hukuk dışı anti demokratik karakterini göz önüne alarak Türkiye Devletinin politik şahsiyetleri iade talebini işleme koymamalı, muhaliflerin isimlerini kırmızı bültenden çıkarmalıdır.

Başta İsveç ve Almanya hükümetlerine çağrımız da, İnterpol nezdinde girişimde bulunarak Yalçın ve Akhanlı’nın serbest kalmasını sağlamalarıdır.

İnterpol mekanizması, artık Türkiye’nin muhaliflere karşı kullandığı bir baskı mekanizması olmaktan kendisi çıkarmalı, Yalçın ve Akhanlı’yı listeden çıkararak özgürlüklerine kavuşmalarını sağlamalıdır.

Tüm kamuoyuna da Yalçın ve Akhanlı şahsında Türkiye’li devrimci ve demokratlarına karşı kırmızı bülten uygulamalarına karşı tavır almaya, arkadaşlarımızın serbest kalması için aktif desteğe davet ediyoruz.

20 Ağustos 2017

HDK Almanya Yürütme Kurulu