Halkların Demokratik Partisi’ne yönelik saldırılar her gün yeni bir yöntemle hız kesmeden devam etmektedir. Milyonlarca insanımızın iradesini temsil eden HDP Eşbaşkanları ve milletvekkillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması, gözaltına alınmaları ve hapsedilmeleri tüm düzen partilerinin uzlaştığı ortak bir devlet darbesi olarak gerçekleştirilmiştir.

Bu start ile birlikte zamana yayılarak devam eden gözaltı uygulamaları artık milletvekilleri şahsında onlara oyverenlerin onuruyla alay eden, aşağılayıcı, ırkçı bir hal almıştır. Erdoğan faşizmine bağlı yargı organlarının kararları ayaklar altına alınarak, serbest bırakılan milletvekilleri tekrar tutuklanmakta, zorla askeri araçlara bindirilerek, hastane kapılarından götürülerek yeniden hapsedilmektedir.

HDP Eş genel başkanı Figen Yüksekdağ’ın milletvekilliğinin mevcut iktidar tarafından düşürülmesi ise baskıların daha da katmerleşerek yeni bir aşamaya vardığını göstermektedir. Türkiye’de halihazırda olan şey, Kürt halkına, ezilenlere ve onların demokratik siyasi iradelerine karşı bir darbeci inisiyatifin ülkeyi yönettiği gerçeğidir. Ve bu gerici faşizan koalisyon sayın Üstündağ’a uygulanan bu yöntemi genişleterek siyasi alanı bir bütün olarak tasfiye etmeyi hedeflemektedir. Eş zamanlı olarak HDP Eş genel başkanı Selahattin Demirtaş’a hapis cezasının verilmesi de bunun bir başka göstergesi olmaktadır.

Siyasal alanın tasfiyesine yönelik yeni saldırılar, Nusaybin’in Xerabe Bava köyünde yaşanan işkence ve katliam uygulamasıyla birlikte düşünülmelidir. Referandum sürecine, halka ve onun siyasi-demokratik iradesine yönelik saldırıların derinleştirilerek gidileceği görülmektedir. OHAL ve darbe koşullarında anayasa değişikliğinin yapılması ve referanduma gidilmesi bile Erdoğan ve onun ittifaklarına yetmemektedir. Korkularını, daha büyük bir şiddet ile aşmak istemektedirler.

Tüm halkımızı, dostlarımızı, demokratik kamuoyunu bu yeni duruma, giderek daha yükseleceği açık baskı ve şiddet rejimine karşı aktif bir tutum almaya davet ediyoruz.

Bir yandan Referandum’da HAYIR yanıtının güçlü verileceği bir çalışmayı sürdürürken diğer yandan HDP şahsında siyasal alanı yok eden, halka yönelik katliamlarına devam eden zorba rejime karşı demokratik tepkilerini günlük olarak dile getirmenin önemine inanıyoruz.

Baskı, şiddet ve sindirme siyasetine karşı, ısrarlı, kararlı ve sürekli bir demokratik direnişin çağrısını yapıyoruz.

HDK-Almanya Yürütme Kurulu

22 Şubat 2017