HDK-Almanya kent yürütmelerinin de katıldığı genişletilmiş 7.  Yürütme Toplantısı’nı gerçekleştirdi. Almanya’nın Leverkusen kentinde DKP Haus’ta gerçekleştirilen kongreye HDK-A Eşsözcüsü Demir Çelik, HDP Van Milletvekili Tuğba Hezer, HDK-Almanya Eşsözcüleri Elif Sonzamancı ve Ali Mitil, HDK-Almanya Yürütme Kurulu Üyeleri ile Kent Meclisleri Yürütme Kurulu Üyeleri katıldı.

Yapılan açılış konuşmasının ardından söz alan HDP Van Milletvekili Tuğba Hezer  HDK’nin mutfağından gelen biri olarak kuruluş süreçlerinin zorluklarını bildiğini belirtti.

HDP varken neden HDK’ye neden  ihtiyaç duyulduğunu  soranların olduğunu ifade eden Hezer, “Ortadoğu’daki ve dünyadaki bir dizi gelişme bize HDK’ye olan gereksinimi net olarak gösteriyor. Bu gereksinim iki yönlüdür. Ortaya çıkan 3. Paylaşım savaşına cevap olma zorunluluğu ve yaşadığımız Avrupa coğrafyasında siyasal mücadeleye katkı koyma ihtiyacı. Türkiye ile ilgili bir değerlendirme yaptığımızda meselenin sadece Erdoğan veya AKP’den ibaret olmadığını, bir devlet mekanizmasının Suriye’deki krize müdahale etmek için toptan bir savaş süreci başlatması olduğunu görüyoruz” dedi.

“HDP’nin gördüğü ilgi, HDK’nin programının başarısını gösterdi” diyen Hezer, “ Meclise ilk kez halklar olarak, Ermeni olarak, Kürt olarak, Ezidi olarak girdik.  Ceylanpınar’da yaşananlar ve sonraki katliamlar, provokasyonlar bir çökertme planı doğrultusunda, Avrupa ve dünya ülkelerine çatışmanın Türkiye’nin iç sorunu olduğu algısını yaratmak için uygulamaya kondu. 7 Haziran’da çalışma yaptığımız birçok ilde şimdi açık faaliyet yürütemiyoruz. Bu, kutuplaştırma politikasının bilinçli olarak uygulamaya konduğunun bir göstergesi. Devlet, Kürtlerin ve Türkiyeli demokratların renklerini silmek istedi. Kürtlerin 40 yıllık bütün kazanımlarını yok etmek için faşizm devreye sokuldu” şeklinde konuştu.

Tezer’den sonra konuşan HDK Avrupa Eş Sözcüsü Demir Çelik HDK’nin önemine dair bir sunum gerçekleştirdi. Kongrenin tanımını yaparak konuşmasına başlayan Çelik, “İçinde olduğumuz ekosistem dünyamızı adil, eşitlikçi ve komünal bir şekilde yönetmemize olanak tanıyor. Devlet olmadan, iktidar olmayan milyonlarca yıl yaşam sürdü. Ne zaman ki neolitik yaşamla tarım ve kadının köleleştirilmesi süreci yaşandı, tarih doğal ve demokratik olanın dışına kaydı. Adına devlet, iktidar dediğimiz bu sapma binlerce yıldır süregitti” dedi.

Alternatif bir yaşamı kurmak yerine sistem içi arayışlar nedeniyle altı bin yıldır kapitalist moderniteye karşı demokratik modernitenin geliştirilemediğine vurgu yapan Çelik, “Devlet kendisini sürdürebilmek adına her seferinde direnişe rağmen kendi içinden çözümler üretti. Sanayi devrimin ortaya çıkardığı ulus devlet kavramı ve ulusal Pazar tarifi böylesi bir anlama sahiptir. Kürt hareketi ise devleti aşan bir demokratik konfederalizm anlayışı ortaya koyuyor. Bu devlet dışı ve iktidarın olmadığı bir demokratik paradigma değişikliği idi. Bu yol arayışı 1990’ların başından beri sürüyor” şeklinde konuştu.

Demir devamında şunları söyledi:

“Kongre kendisini dar manada kalıplar içinde değerlendirilemez. Kongre paradigmamızın merkezinde yer alan, toplumun bir özne haline gelmesinin biricik yoludur. Bu elit siyasetin dışında, demokratik siyasetin hayata geçirebileceği bir demokratik toplum yapılanmasıdır. Demokrasi, gençlik, kadın, emek, ekoloji hareketlerini nasıl harekete geçirebiliriz? Toplumuzu, kendimizi demokratik ve antikapitalist bir hatta nasıl yönetebiliriz, örgütleyebiliriz?

HDP’lileşmek yerine HDK’lileşerek kendi toplumsal devrimimizi örgütleyebilseydik, kendi komünlerimiz, kendi mahalle, semt ve ilçe meclislerimiz oluşmuş, kendi yaşam alanımızı oluşturmuş olurdu”.

Almanya’da kent meclislerinin örgütlenme sorunlarının tartışıldığı toplantıda, daha iyi örgütlenmek için neler yapılması gerektiği de konuşuldu.

Toplantının sonunda HDK-Almanya’nın 2 aylık faaliyet planlaması da yapıldı. Buna göre yapılması planlanan etkinlikler şunlar:

  1. Adalet ve Vicdan Nöbetleri’ni destekleyen eylemlilikler yerellerin inisiyatifiyle devam edecektir. İzmir Mitinginin son günü bu eylemlerin finali olacaktır. Nöbet Eylemlerinin biteceği günde Almanya’da da eylemlilikler gerçekleştirilmelidir.
  2. HDP Eşbaşkanları S.Demirtaş ve F.Yüksekdağ için eylemlilikler devam edecektir. Dava tarihlerine bağlı olarak yerellerde de etkinlikler düzenlenecektir.
  3. Almanya’da özelikle de Baden Würtenberg eyaletinde Oturum yasasına dayanarak Kürt toplumu üzerinde ciddi bir baskı uygulanmaktadır. Bu konu tartışıp çözüm yollarının ele alınacağı bir konferansın Ekim ayı içinde Stuttgart’ta yapılması hedeflenecektir. Bu konuda Stuttgart Meclisi ve Hukuk Komisyonumuz ortak çalışacaklardır.
  4. Rheinmetall’in Türkiye’yle olan silah ticaretine karşı 2 Eylül’de Düsseldorf’ta yapılacak ortak eylemliliğe güçlü bir şekilde katılım sağlanmalıdır.
  5. 1 Eylül Dünya Barış Günü için HDK Almanya adına bir deklarasyon hazırlanacaktır. Bu günde yapılacak tüm etkinliklere HDK de imkanları ölçüsünde destek verecektir.
  6. Nuriye ve Semih’in açlık grevlerine yönelik duyarlılık devam etmeli ve özgür etkinlikler düzenlenmelidir. Gerçekleştirilen tüm etkinliklere de HDK olarak katılım sağlanmalıdır.
  7. HDK Almanya olarak kamu emekçilerini durumu, Cezaevlerine yönelik saldırılar ve tek tip elbise hazırlığına dair konularda tutum alınarak duyarlılık gösterilecektir.
  8. Sur için UNESCO önünde kitlesel bir etkinlik düzenlenecektir. Aynı zamanda bir dosya hazırlanarak, yetkililerle görüşme yapılacaktır.
  9. 12 Eylül’ün yıldönümünde 15 Temmuz’u da kapsayan bir açıklama yapılmalı. Sürgünler Meclisi’nin bu tarihte yapacağı etkinliğe destek verilecektir.
  10. HDK Almanya yürütme toplantısı 3 Ekim 2017’de Köln’de yapılacaktır.
  11. Almanya HDK Meclis Toplantısı 2 Aralık 2017 tarihinde Köln’de yapılacaktır.