Dünyanın her yerinde kadınlar farklı biçimlerle , kadın olmaktan kaynaklı saldırıya uğruyor. Almanya’da da kadına şiddet ve kadın cinayetleri her geçen gün artıyor. Federal Emniyet Teşkilatı ile Federal Kadın ve Aile Bakanlığı tarafından ortak yürütülen bir araştırmaya göre geçtiğimiz yıl Almanya’da 100 binden fazla kişi aile içi şiddetine uğradı. Bu şiddeti yaşayanların büyük bir çoğunluğu kadın.

Kadına yönelik şiddet hem toplumsaldır, hem de politik. Toplumun erkek cinsiyetine biçtiği misyon ve bu yönlü şekillenen toplum yapısı, kadına yönelik şiddet eğilimini besliyor. Geçen yılbaşı gecesi Köln’de yaşanan toplu taciz olayları, Freiburg’ta 12 Ekim 2016 gecesi tecavüz edilerek öldürülen tıp öğrencisi 19 yaşındaki Maria L., Hameln kentinde boşandığı eski eşi tarafından 2 yaşındaki çocuğunun gözü önünde bıçaklanarak boynuna geçirilen iple arabanın arkasına bağlayıp sürüklenen Kader K. bu kadınlardan sadece bir kaçı. Mülteci kadınların sorunları ise görmezden gelinmektedir.

Türkiye’de ise durum çok daha vahim.

Kadın düşmanı AKP-Saray diktatörlüğü ilan ettiği OHAL rejimi altında Türkiye ve Kuzey Kürdistan’da kendinden olmayan herkesi hedef tahtasına oturttu.
Kadın derneklerini kapattı, HDP eş başkan ve milletvekillerimizi tutukladı. Kadın merkezli yerel yönetim alanlarımıza saldırdı. Taciz, tecavüz, kadına yönelik şiddet, kadın katliamları, trans cinayetlerine her geçen gün bir yenisi ekleniyor. AKP, kadın katliamlarını teşvik ederek doğallaştırmaya çalışmaktadır. AKP hükümeti,  karşıt politikalar geliştirerek kadın üzerinden toplumsal dokuyu tamamen kırmayı hedeflemektedir. Irkçı, homofobik ve transfobik politikaları ile toplumda nefreti körüklüyorlar. AKP iktidarı döneminde 2002- 2017 Ocak ayı tarihleri arasında toplam 14 bin 293 cinayet işlendi.
Kendisini tekçilik üzerine inşa eden, kadınların yaşam alanını daraltan, kadını meta olarak gören AKP faşizminin bu dizginsiz saldırı ve katliamlarına karşı mücadeleyi hep birlikte yükseltmeliyiz.

Bildiğiniz gibi 16 Nisan’da başkanlık sisteminin önünü açan anayasa değişikliklerinin oylanacağı referandum yapılacak.

AKP iktidara geldiği tarihten itibaren kadın düşmanı yasalarıyla, toplumda kadın düşmanlığının önünü açarak, kadınları toplumsal hayatın dışına itmeye çalışmıştır.

Bu gerici faşist zihniyet, referandum oylamasıyla toplumu olduğu gibi, özel olarak kadınları da tümüyle hayattan silmeyi, yok saymayı, eve kapatarak kuluçka makinasına dönüştürmeyi amaçlamaktadırlar.

AKP-Erdoğan zihniyetinin toplumsal muhalefetin bütün bileşenlerine, özel olarak da Kürt halkına yönelik siyasi soykırım operasyonlarına, tutuklamalara, hapis cezalarına, tüm baskı ve zulme karşı biz kadınlar boyun eğmeyeceğiz;

Artan kadın düşmanlığına karşı “dur” demek, OHAL’e, Erdoğan Anayasasına, tek adam rejimine karşı çoğalarak yarınları birlikte inşa etmek, geleceğimize sahip çıkmak için referandumda “HAYIR” demeliyiz.

Devlet, baba, koca ve erkek aklından kurtulmaya çalışırken, tek adam rejiminin dayatılmasına, kadın bedeninin yok sayılması, araçsallaştırılması üzerinden yürütülen savaşa son vermek için HAYIR!

Evde, sokakta, işyerinde, okulda hayatın her alanında yaşama hakkımız için, eşitlik ve özgürlük için HAYIR!
OHAL ve KHK’larla Kürt halkının iradesinin gasp edilmesine, Kürdistan’daki belediyelere el konulmasına karşı olduğumuz için HAYIR!

AKP-MHP ‘şer’ ittifakının çökmesi ve Kürt sorununda demokratik çözüm için HAYIR!
OHAL’e, KHK’larla yönetilmeye başkaldırıyor, demokratik bir ülkede yaşama hakkını savunmak için HAYIR!

HDP, DBP ve devrimci sosyalist siyasetçilerin, gazetecilerin, değişik meslek gruplarından kadınların tutsak edilerek hapishanelere konulmasına HAYIR!
Hiç bir sorunumuza çözüm getirmeyen, içerisinde, toplum olarak haklarımızı ve özgürlüklerimizi barındırmayan bu anayasaya onay vermeyeceğiz!

Avrupa’da yaşayan Türkiye ve Kürdistanlı kadınları kendileri ve çocuklarının geleceği için HAYIR demeye çağırıyoruz!

HDK-ALMANYA YÜRÜTME KURULU